29 Aralık 2015 Salı
27 Aralık 2015 Pazar
EVİNDE ANTRENÖRLE YAŞAYAN YILDIZ
Beşiktaş’ın genç futbol yıldızı Gökhan Töre sportif
hayatının belki de en-doğru hamlesini yapıp, Almanya’dan kendine özel bir
antrenör getirtti. Bu olay kendi takımında futbolcu arkadaşları tarafından
şakalara neden olsa da, özellikle Gökhan için son derece akıllı bir hamleydi.
Self kontrolü oldukça gerilerde biri için, günde 3-4 saat antrenman zamanı
gözetimi çok yetersizdi…Geri kalan kocaman 20 saati de kontrol altına almak,
özellikle geçen yıllarda yaşanan bar, otel ve bilinmeyen onlarca tehlikeli
hadiseden sonra, yapılacak en-mantıklı hamle bu gözükmektedir.
Bakalım özel koç neleri raylarına sokup, düzeltiyormuş!
İlk önce, sporcunun hedef ve amaçlarına göre bir günlük
antrenman, beslenme, toparlanma ve özel hayat planı yapılmaktadır. Anatomik,
sağlık ve hematoloji raporlara göre, gereken düzenlemeler uygulamaya sokulur.
Beslenme, sakatlık önleyici hareketler onların en-çok bildikleri yerlerdir.
Yapılan futbol antrenmanların analizleri, zaaf yerleri, fazlalıkları tespit
edilir, işlevsel durumlar kontrol altında tutulur. Yıllarca gelişimi duran bazı
fiziksel niteliklerinizin bu durumdan çıkıp, ilerlemesini sağlanmaktadır. Özel
koç sporcunun hedefine giden en-kısa yolu tarif edip, kontrol etmekle görevlidir.
Motive etmek onun öbür adı olup, kendi ilerlemenizin görmenize ve daha önemlisi
sabırlı olmanızı terbiye etmektedir. Kısacası, özel koç her gün kendinizi yenme
dersleri vermektedir. Acılara her gün olmasa da, sıkça sarılabilmeyi öğretmektir.
Bu meyanda, Gökhan Töre tüm yıldız futbol adaylarına örnek
olacak bir sporcudur. Beşiktaş ve Milli takımızın hedefleri doğrultusunda paralel
hareket eden bir futbolcu herhalde, Fatih Terim gibi bir pedagog ve üstadın gözünden kaçmayacaktır!
Ertan
Hatipoğlu
15 Aralık 2015 Salı
FENERBAHÇE YOLU
Başka yazılarımızda defalarca vurguladığımız gibi,
Fenerbahçe takımı hocasını geç belirledi, ön elemeli sezonuna geç ve telaşlı
başlamıştı. Bunun yanına antrenman, kamp yeri ve kalım süreci gibi hatalar
yapılınca, takım Shaktar engelini aşamadı ve Şampiyonlar Ligi'ne merakla
kurduğu o kadroyu mundar ediyordu. Temeli olmayan, aceleci, yanlış hazırlık
takımı ancak maçtan-maça ‘’antrenmanlı’’ duruma getirirken, arzulanan
‘’formda’’ durumdan eser yoktu…
Kasım ayın ikinci bölümünden itibaren takımda gözle
görülür canlılık gelmiş, Süper'de liderlik ve Avrupa Ligi'nde
başarı geliyordu. Bu başarının altında takım için şanslı sayılacak bir kaç
etken vardır.
Birincisi, Gökhan Gönül’ün erken sakatlanması ve yaratılan
rahat hazırlık ortamı. Yıldız futbolcu takımın gereksiz telaşlarından uzak,
yaklaşık iki ay ferdi çalıştı ve geri geldiğinde, takıma katkısı ile, herkesi büyüledi. Bu konuda benzer örnek Alper Potuk olayıdır. Alper takıma uzun bir süre
giremedi, rahat hazırlandı ve
kendi saatini sabırla bekledi. Sonrası malum…
İkinci etken
takıma sonradan katılanlar, yani
hazırlıklarını başka takımda, telaşsız hazırlananlardır. Volkan Şen ve Ozan
Tufan gibileri…
Üçüncü etken ise, takımın kendi yüksek performans potansiyelidir.
Kimse için şüphe yok ki, bu takım iyi hazırlansa, Şampiyonlar Lig’inde başarılı olurdu.
Olanlar olmuş, zararın neresinden dönersen kardır, demişler.
Teknik Direktör Pereira dolaylı da değil, yukarıdakilerini direkt itiraf etti!
Kabullenmiş günah, yarım günahtır misalı, ne yapılması gerekir?
Birincisi, ikinci yarıya çok kaliteli, gerçek hazırlık
yapılmalı. Yaklaşık, sadece 3 hafta ara olduğundan, bu süre uzatılması gerekir.
İlk yarı sonuna kadar kalan 2 maçta 2 puan kaybetse bile, hazırlıklarını hemen
başlaması gerekir. Böylece, hazırlık süresi 3 değil, 5 hafta olup, arzulanan
sportif forma girilecektir. Yani, son Gençler deplasmanı ve Sivas maçına
antrenman ‘’kesmeden’’, yüklü girilmesi gerekir. Bize kalsa, 2 devre ilk Eskişehir maçını da bu sürece ilave edilmesi gerekir. Böylece, hazırlık dönemi 2
aya kadar uzar ve o zaman takımı kimseler tutamaz!
Yıldızlar bile…
Ertan Hatipoğlu
13 Aralık 2015 Pazar
ADA’YA HÜCUM
Futbolun yakın tarihine bakarsak, değişik yıllarda özellikle Dünya’da elit futbolcu ve antrenörlerin görev yapmak istedikleri ligler görebiliriz. Geçen yüz yılın sonlarında İtalya’nın Serie A çok modaydı. Daha sonra, La Liga’da görev yapmak herkesin hayallerini süslemeye başladı. Bu günlerde bile öyle...
Dünya’da her şeyin değiştiği gibi, son zamanlarda Premier Lig’in yükseldiğini, ilk önce sadece ileriyi görebilenlerin hedef haline geldiğini, ama hiç kuşkumuz yok ki, yakın gelecekte tüm yıldızların neredeyse, oraya gideceklerdir. Bu durumu dikte eden temel iki faktör vardır. Birincisi tamamen duygusal - Premier Lig’in tüm takımların, özellikle yayın gelirleri astronomik rakamlara ulaşmış durumda. ‘’Sky TV’’ ve BTS 2016-2019 yıllar arasında ingiliz takımlarına tam 7 milyar euro pompalayacaklar! Sadece yayın gelirleri...
İkinci faktör, Ada’nın son yılların organizasyon kulis atakları. FİFA ve UEFA-da durumlar vahim, hiç kuşku yok ki, Büyük Britanya oralarda daha fazla söz sahibi, hatta tek başına yönetecektir. İngiltere 1966 yılından beri Dünya şampiyonluğu bırakın, elle tutulur bir zaferi yoktur...Şampiyonlar ve Avrupa Ligler’inde epizodik başarılar hiç kuşku yok ki, onları ve topluluklarını tatmin etmiyor, hatta öfkelendiriyordur.
Bu iki temel faktör, son yıllarda Ada’yı çekici kılarken, bunları önceden gören bazı hocalar yerlerini çoktan almış durumda. İşte, Portekiz ‘’tilkisi’’, daha doğrusu ‘’kurt’’ hoca Jose Mourinho. Real Madrid macerasından sonra, hiç düşünmeden Abramovic’e ‘’evet!’’ dedi ve şimdi dikkat edilirse, kovulmaması için elinden fazlasını yapmaktadır. Görevine son verilirse şayet, kimseler için sır değildir ki, yine Premier Lig’in başka bir takımını çalıştırmak isteyecektir.
İşte Luis Van Gaal- Dünya Şampiyonası’ndan önce bavullarını toplamış, Manchester şehrin özelliklerini ezberlemişti. Bir başka örnek ise daha yeni ve tazedir; Jurgen Klopp çok sayıda tekliflere rağmen, Ada’ya gidiyor ve problemli ‘’Pool’’u alma riskine katlanıyordu...Pep Guardiola ise, Bayern Münih gibi takımı Manchester City uğuruna bırakmaya dünden razı. Antonio Conte, büyük ihtimal Twitter'da Roman Abramovic'i takip etmekle yetinmiyor, yatını Uzay'dan takip ettirip, rotasını ezberlemiştir..
Fazla uzaklara bakmaz, yabancı olmayan biri, Slaven Bilic'i hatırlayın! Neredeyse, kaçarcasına West Ham takımın menajeri oldu, BJK-da yapamadıklarını gerçekleşmek için...Hem cebini doldurmak, hem de kendini nizami aynada görmek, için...
Fazla uzaklara bakmaz, yabancı olmayan biri, Slaven Bilic'i hatırlayın! Neredeyse, kaçarcasına West Ham takımın menajeri oldu, BJK-da yapamadıklarını gerçekleşmek için...Hem cebini doldurmak, hem de kendini nizami aynada görmek, için...
Tüm bu örnekler rüzgarın nereden estiğini görmüş, güzel algılamış profesyonellerdir...Pekmez gibi malın olsun, Antakya’dan sinek gelir, demiş atalarımız.
Futbolcular örneklerine gerek kalmadı, anlaşılan...
Ertan Hatipoğlu
8 Aralık 2015 Salı
MONACO'LU MEMURLARIN İŞGÜZARLIK KRALLIĞI
Ne derler, alışmış kudurmuştan
beterdir...Monako’lu memurlar yine boş durmadılar, geçmişi kurcalarken, bu
sefer 2005 Helsinki Dünya Şampiyonasında, 800m. bronz madalya kazanan Rus atlet Tatyana Andrianova'nın geriye
dönük testinde, stanozolol maddesi buldular. Ertesi sabah, daha kahvelerini
içmeden, Rusya Atletizm Federasyonunu aradılar ve ‘’gereğini yapın!’’ dediler.
Ruslar zaten şu günlerde, malum kafaları çok dolu, hemen sporcuya 2 yıl ceza ve
9.08.2005-9.08.2007 tarihler arası ne başka neticeler almış ise, hepsini iptal
ettiler, sildiler...
Tatyana sporu
çoktan bırakmış, 35 yaşının olgunluğu olsa da, zor anlar yaşadığını tahmin
etmek, zor olmaması gerek.
İAAF Doping
kontrol Komisyonun yaptığı bu iş ibretliktir; Bir taraftan, ne demişler, acele
işe şeytan karışır, diye...Monacolu’lar olayı iyice düşünmeden, olayı her
tarafından bakmadan, sırf iş yapalım, şunlara haddini bildirelim diye, sıradaki
büyük gafına imza atmışlar.
Dünya Antidoping
Yasasına ve İAAF talimatlarına göre, 1.01.2015 tarihine
kadar atletlerin numunelerini dondurma süresi 8 yıl olacaktır! Böylece,
sporcunun 9.08.2005 tarihinde alınan numunesi en-geç 9.08.2013 tarihinde imha edilmesi gerekir ve daha
sonra geçerliliği yoktur. İAAF 4 yıl
değil de, 2 yıl ceza verirken, olay eski olduğu için, eski kurallara riayet ediyor da, bu ayrıntıyı gözden kaçırması pes dedirtecek cinstendir.
Kaldı ki, yeni
kurala, yani 10 yıl dondurma süresine göre hareket etse bile, yine olmuyor,
zira numunesi 9.08. 2015 tarihinden sonra bakılmıştır.
Andrianova
karardan sonra CAS-a başvurmuş durumda ve büyük ihtimal kazanacak, Monaco’lu
memurların zaten sarsılan prestijleri bir daha yara alacaktır. Son dönemde ceza
almış sadece rus atletlerden 3-ü aklanmış, hatalar sonucu madur oldukları
ortaya çıkmıştı. Tatyana büyük ihtimal 4-ü olacaktır.
Bir de, şu geriye
yapılan numune testleri, kime ne yarar, ne getirmektedir? Maria Mutola yıllar
sonra, bronz madalyasına kavuşunca çok mu mutlu olacak, horon mu tepecektir?
Net klasmanı olmayan tek spor atletizm ne kadar yaralar alacak, bunların
hesabını da birileri yapmalı.Yoksa, bu gidişle, Monako’lu memurlar antik
Olimpiyatlarda 4 kez şampiyon olan Rodos’lu Leonidas’ın naaşını çıkarıp, teste tutacaklar!
Ertan
Hatipoğlu
28 Kasım 2015 Cumartesi
ŞAMPİYONLAR LİG'İN DERSLERİ
Şampiyonlar liginde 5. maçlar oynanırken, büyük paraları
yine ‘’oynadıklarını’’gördük. Çok büyük paraların…İşte, gruplarında birinci
olması kesinleşen takımlar-Real Madrid, Barcelona ve Bayern Münih.Bunlar zaten
Dünyanın en-zengin kulüpleri.Bir başka grubunda birinci ise, Gasprom’dan desteklenen Zenit takımıdır.
Ligin gruplar aşaması ise, bize başka bir gerçeği açıkça
gösterdi; Büyük paralar ile sadece olmadığını, onlara rağmen her takım başarıya
ulaşamadığı. Manchester United 140 mln. Euro transfer bütçesi ile, Wolfsburg’a
karşı son maça kadar endişe ile bekleyeceklerdir. Kısacası, sadece para değil, akıl da lazım!
Her zaman gibi, bu ligde en çok kazanan mütevazı takımlar oldu. İşte Astana,
kısıtlı yatırımı ile, herkesin kalbini feht ettiler.. Büyük takımlara karşı
sergiledikleri cesur ve açık futbol ile, saygı gibi pahasızı kazandılar!
Ertan
Hatipoğlu
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
En okunanlar
-
Yaz yaklaşırken birçok insan fiziksel olarak iyi görünmek ister. Büyük oranı bunu ...
-
Elit sporda buz banyosu (Ice Bath), Cryoterapy veya soğuk tedavi(Coldterapy) olarak bilinir. Özellikle uzun koşulardan ...
-
Bu tür sorular, özellikle koşuya yeni başlayanların kafalarını kurcalamakta. İlerleyenlerin de hataları yok değildir…Tüm ...
-
Özellikle 2. yarı hazırlık kamplarında futbol hocaların başvurdukları bir antrenman türüdür. Avrupa kulüplerinde son gün...
-
Her şey Copa America’dan hemen önce başladı. Mayıs ayı sonu Brezilya Milli takımı Teknik ...
-
DOPİNG kelimesi sporda son zamanlarda en-kullanılan, moda olan kelimedir. Sporda derken, futbol ...
-
Biz problemleri sadece antrenman-eğitim açısından tespit etmeye gayret göstermekteyiz. Orası en-önemli, neticeleri d...
-
Fenerbahçe takımın şampiyon hocası Ersun Yanal antrenman bilimin nimetlerini uygulamaya devam ederken, futbolda d...
-
Koşucular arasında, özellikle sıcak havalarda ‘’canın su istemese de, iç!’’ yazılmayan kural vardır. Bu gib...




